Devlet adaletten koparsa ne olur?



Bugün sinemada "kült film" Dalgasını başlatan BABA filmini izleyeceğiz. Vizyona girdiği yıl izlenme rekorları kırmış ve Oscar'da çok sayıda ödül toplamıştır. Sinemaya dair muhabbetlerde konuşanın bu filmi izlemediğini söylemeye cesaret edemeyeceği bir mafya filmi. 

Mario Puzo'nun yazdığı "Baba" adlı romandan uyarlanan Baba (The Godfather) Francis Ford Coppola'nın yönettiği, Marlon Brando ve Al Pacino'nun başrollerini paylaştığı filmdir. Filmde ayrıca yardımcı rollerde James Caan, Robert Duvall, Diane Keaton, John Cazale vardır. hikâyesi, II. Dünya Savaşı'nın bittiği yıl olan 1945'te başlar ve 10 yıllık bir dönemi kapsar.


Filmin hikâyesi, II. Dünya Savaşı’nın bittiği yıl olan 1945’te başlar ve 10 yıllık bir dönemi kapsar.

Corleone ailesi, Don Vito Corleone’nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York’taki diğer dört aileyle birlikte New York’un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone’nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.


İtalya ve New York’un en meşhur uyuşturucu üreticisi ve dağıtıcısı olan “Türk” lakaplı Solozzo, Don Corleone’den, ilişkilerini kullanarak kendisine yasal koruma sağlamasını ve 1 milyon dolar nakit para vermesini ister, karşılığında elde edilecek kârdan pay teklif eder. Teklife göre, ilk yıl Corleone Ailesi’ne kalacak olan para 3-4 milyon dolar civarında olacaktır. Ancak Don Corleone teklifi reddeder. Gerekçesi, iyi ilişkileri olsa da, Don Corleone’nin uyuşturucu işi ile bağlantısı olduğunu öğrenen siyasetçilerin ilişkilerini gözden geçirme gereği duyacak olmalarıdır. Don Corleone’ye göre politikacılar kumarı bir zaaf olarak görüyorlardır ama uyuşturucu pis iştir. Bunun üzerine arkasına Tataglia Ailesi’ni ve New York’ta polis şefi olan McClusky’i alan Solozzo, Don Corleone’yi vurdurtur. Ölümden son anda kurtulan Don Corleone’yi ve tüm aileyi kötü günler beklemektedir. 


İtalyan Mafyasının Kısa Tarihi

Mafyanın kökenlerinin ve kesin tarihin anlatılabilmesi neredeyse imkânsız gibidir. Zira mafya, sürekli işgal görmüş, birbirinden farklı etnik yapı ve kültürlerle iç içe yaşamış/ezilmiş, belki de hiçbir zaman özgürce kendi olarak yaşayamamış Sicilya halkı ve Sicilya tarihiyle yıllar/yüzyıllar içerisinde şekillenmiştir. Omerta yasası mafya'nın içinde olanların ne olursa olsun konuşmayacağına dair bir yemindir. ‘Omerta-suskunluk’ yasası sayesinde Mafya kelimesinin nereden çıktığı hakkında kimse kesin bir şey söyleyememiş ve ‘Mafya’ kelimesi gizemini hep korumuştur. Suç örgütleri kamu kurumları gibi çalışmadıkları, belge ve tutanak tutmadıkları için ki bu yöntemin sonu hapis veya ölümdür, kesin bir ifadeyle mafya hakkında bilgiye ulaşmak çok zordur. Farklı bir görüşe göre ise mafya sözcüğünün Palermo lehçesinde ‘kendine güvenen’ anlamına gelen ‘mafioso’dan geldiği şeklindedir ki bu Sicilya gangsterlerinin sahip oldukları bir özelliktir. Mafya ancak Sicilya tarihiyle birlikte anlaşılabilir. Sicilya adası tarih boyunca hep işgal yaşamış ve işgale uğradığı medeniyetlerin hayat tarzı ve kültürel yapılarından etkilenmiştir. Sonuç olarak ta Sicilya ruhu/mafya ortaya çıkmıştır. Coğrafi bir haritadan da kolaylıkla görüleceği üzere Sicilya adası, Akdeniz’de bulunmakta ve Messina Boğazı ile İtalya’dan ayrılmaktadır. Sicilya’nın, İtalya’dan farklı, kendine özgü bir tarih ve kültür yapısı bulunmaktadır. Sicilya adası 1860 yılına kadar Yunanlılar, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Normanlar, Almanlar ve İspanyollar tarafından yönetilmiştir. Sicilya Adası ve diğer Güney İtalya bölgeleri, binlerce yıl, birbiri ardına gelen yabancılar tarafından ekonomik, sosyal ve siyasi baskılara maruz bırakılmış ve sömürülmüştür. Ancak, 1860 yılında yapılan bir devrimle Güney bölgeleri İtalya ile birleşmiş, böylece yabancı hâkimiyeti sona erdirilmiştir.


Mafya kültürü ve Ailenin önemi:

Mafya kültürü, yalnızca kan bağına dayanan aileyi güvenilir bir öğe olarak kabul etmiş; ne hükümet ne de kilise, kendisine güvenilebilecek varlıklar olarak kabul edilmiştir. Don Corleone'nin ailesinden tipik bir İtalyan ailesi olarak kısaca bahsedecek olursak: ‘Bir kimsenin kendisine kan bağı ile bağlı olan bütün yakınları, aile kavramı içerisine girmektedir. O kimsenin kendisine kan bağı ile bağlı olan yakınının uzakta olması, aile üyesi olmasına engel teşkil etmez. Aile, o kimsenin baba tarafından bütün soyunu kapsayacak şekilde genişletilmesidir. Bir başka deyişle aile, genişletilmiş bir kabile anlamına gelmektedir. Oluşturulan aile geleneği, kutsallık vasfı verilen bir babalık kavramıyla bütünleştirilmiş, baba sıfatını alan kimseye, yabancıları da aileye dahil etme yetkisi verilmiştir. Ancak aileye yabancı sıfatıyla katılan kimseler, ne kadar önemli işler yaparsa yapsın, tam üye sıfatını kazanamamışlardır. Aile babası sıfatını alan kimse, aile bünyesinde olan bütün uyuşmazlıkları çözmüştür. Aile, hiyerarşik bir şekilde organize olmuş, babanın himayesinde bulunan bütün kimselerin, babaya karşı mutlak bir itaat gösterme yükümlülüğü altında olduğu kabul edilmiştir”.  Film mafya'nın orjinal kökenlerini yansıtması bakımından da oldukça önemlidir.  Corleone'nun Oğlu yokken düğün fotoğrafı çekmeyeceğini söylemesi, ailesiyle zaman geçirmeyen adamın gerçek bir adam olmadığını söylemesi veya kendisine saygısızlık yapılmasına rağmen kızına zarar verilen bir babayı reddetmemesi gibi örnekler film boyunca işleniyor. 


Mafya tam olarak neden ortaya çıkmıştır? 

Merkezi devlet yapısının  yeteri kadar ulaşamadığı uzakta kalan kırsal tarımsal bölgelerde insanlar arasında çıkan problemlerin çözümü adına ortaya çıktığı söylenebilir. Merkezi otoritenin özellikle şehirden uzak bölgelerde iki önemli ihtiyacı karşılaması elzemdir. Bunlardan birinci güvenlik; ikincisi ise adalettir. Tıpkı bir tarikat bir örgüt veyahut bir köy/kasaba divanı gibi adalet işlerini gören mafya böylece kendisine toplumda bir yer edinebilme şansı bulmuştur. Dolayısyla çıkışı bakımından ihtiyaç ihtiva etmesi mafyanın tü kaka mevzusundan daha derin ele alınması gerektiğini gösterir. 


Baba filminin girişinde Corleone'nin, ondan kirli işlere bulaştığı için uzak duran eski bir arkadaşının hikayesini dinleriz. Bu hikayeye göre iki Amerikalı genç onun kızına saldırmış tecavüz etmeye çalışmış ve onu hastahanelik etmişlerdir. Derdini polis ve mahkeme (ne demiştik, güvenlik ve adalet)  tarafından çözmeye çalışan baba, mahkemenin iki genci küçük bir cezaya çarptırması ve daha o gün serbest bırakmasıyla devletten adaleti bulamamıştır. Böylece mafyaya başvurur ve gençlerin cezalandırılmasını ister.  Konunun girişinde anlattığımız gibi mafya'nın hikayesi şehirde değil tarım yapılan uzak bölgelerde uzlaşı unsuru olarak başlar ancak sonunda şehirlere taşınır. 


Mafya kendi kendine kötü değildir çünkü mafya bir sebep değildir bir sonuçtur.  Mafya, devletin toplumun adalet ve güvenlik ihtiyacını karşılayamadığına dair en büyük göstergelerden biridir. Corleone ile görüşmeye gelen ve ondan talepte bulunan bir kısım insanlara baktığımız zaman bunu açıkça görebiliriz. Film de kitap da zaten siyasi kurumların ve sosyal uygulamaların daha önce hiç olmadığı kadar incelenip sorgulandığı ABD tarihinin oldukça tartışmalı bir anında en çok satanlar listesine/en çok izlenenler listesine girdi. Balzac'ın ifadesiyle, "Her büyük servetin arkasında bir suç vardır" fikrini sorgulayarak iktidarın kökenleri ve meşruiyeti hakkında yeniden bir düşünüşe yol açtı. 


Mafya'nın sadece kötü, vahşi, canavar adamlardan oluştuğunun lanse edilmesine büyük bir darbe olarak ortaya çıkan Baba filmi sinema tarihinde kötünün hikayesinin de önemini ortaya çıkarmış oldu. 


Filmin en dikkat çekici sahnelerini oluşturan yemek sahneleri, muazzam oyunculuk performansları ve simgesel anlatımıyla ön plana çıkarken,  “I’m going to make him an offer he can’t refuse,” (Ona reddemeyeceği bir teklif yapacağım) gibi sinema tarihinin en etkileyici replikleri arasında gösterilen kült repliklerin geçtiği ikonik sahneleri bünyesinde barındıran The Godfather, Coppola’ya büyük şöhretinin kapılarını aralamış ve kendisinden sonra çekilen pek çok mafya filmine ilham kaynağı olmuştur.

Baba

Iyi seyirler…

Deniz Boyraci

Kommentare

Beliebte Posts aus diesem Blog

Auf der Suche nach der eigenen Identität im Schatten der Freundschaft

Literatur im Zeitalter der sozialen Medien: Geschwindigkeit, Konsum und die Suche nach einer neuen Ausdrucksform

Austens eigentliches Anliegen ist nicht die Liebe, sondern das Urteil