ZAMANIN RUHU…

 Bu haftaki film yolculuğumuz  Zamanda olacak 


Filmin Adı: Zamana Karşı 

Orjinal adı :in Time


Yönetmen :Andrew Niccoll


Oyuncular:

Amanda Seyfried

Justin Timberlake

Alex Pettyfer

Cillian Murphy


Yayın tarihi:

20 Ekim 2011


ZAMAN VE PARA PARADOKSU


Filmin Hikâyesi:

Geleceğin dünyasında yaşam yâni  zaman yeni para birimidir.Basit işçi Will Salas tüm zamanını süper zengin bir kişiden alır. Yolsuzluğa bulaşmış polis departmanının başkanı bu işlemden hoşlanmaz. Çünkü Will, zamanını cömertçe muhtaçlara vermeye başlar ve bu da geleceğin tüm ekonomik sistemini tehlikeye atar. Zaman için amansız bir yarış başlar ve Will'in kolundaki parıldayan geri sayım biter.


İn Time.. 

Zamanın yaşamla ölüm arasındaki tek ücret olduğu bir distopya .

Kapitalizm en çok çalışanların en az kazanmasına odaklı bir sistemdir. 

Kapitalizmin bizden çaldığı şey 'zamanımızdır.'

Filmimiz Amerika'da yakın bir gelecekte kullanılan tek para biriminin zaman olduğu bir dünyada geçiyor. Bu dünyaya göre herkesin yirmi beş yaşına kadar yaşam hakkı var ondan sonra herkes zaman karşılığında çalışmak zorunda. İnsanlar eğer kazanabilirlerse hayatta kalıyorlar ancak zamanları kalmazsa anında ölüyorlar. Elbette tıpkı Campanellanın güneş ülkesi ütopyasında olduğu gibi katman katman toplumlardan ve bölgelerden oluşan bir dünya bu. Bu katmanlar tıpkı bugün ekonomik refah durumuna göre belirlediğimiz sınıflar gibilerdir. Yani kimileri karnını duyurabilmek için çalışıyor kimi hiçbir şey yapmadan yüz bin katını kazanıyor. Bu katmanlar da en alt sınıf zamanla ölüm arasında saniyeleri sayarken en üst sınıf adeta sonsuzluğun içinde yüzüyor. Bunun sebebi en iyi şekilde filmimizdeki bir sahnede açıklanıyor:


“Gerçekten bilmiyor musun? Herkes sonsuza dek yaşayamaz. Onları nereye koyardık? Sence neden zaman dilimleri var? Sence neden varoşlarda fiyatlar ve vergiler aynı gün yükseliyor? Hayat pahalılığı insanların ölmesini sağlamak için var. Başka türlü günübirlik yaşayanların yanında nasıl milyon yıla sahip insanlar olsun ki? Fakat gerçek bundan farklı. Aslında herkese yetecek kadar zaman var. Kimse vadesinden önce ölmek zorunda değil.” (Hamilton)


Kahramanımız annesiyle birlikte yaşayan 28 yıldır hayatta olan ve annesiyle birlikte çokça çalışan ama zamanı hep kıt kanaat olan Will Salas isimli bir fabrika işçisidir. 


Annesinden işe gitmek için borç zaman ister. Zamanları çok az olan bu alt tabakada birine borç zaman vermek ölümü göze almak demek. Annesi oğluna bu zamanı verir ve akşam iş çıkışı annesiyle buluşmak zorundadır çünkü annesinin zamanı kalmamıştır. İşten çıkan anne otobüs fiyatlarına zam geldiği için bilet alacak zamanı bile kalmamıştır. Oğluna doğru koşmaya başlar... Annesinin zamanının Kalmadığını anlayan Will ise annesine doğru koşar. Ancak saniyelerle birbirlerine yetişemezler ve Will'in kucağına annesinin cansız bedeni düşer... Filmimizde karakterimizin gözlerini açan bundan sonraki olaylar olsa da her şeyi bu kaybı bu anı hatırlayarak görür ve değerlendirir. 


Annesinin ölümünden sonra bir barda bir adamla tanışır ve bir çatıda sarhoş sarhoş muhabbet edip uyuya kalırlar. Tanıştığı bu adamın yüz yıl zamanı vardır. Daha önce burada böyle bir zaman görmemiştir. Çünkü zaman zengini olanlar zamanı az olanlardan korktukları için onlardan uzak durur başka bir katmanda yaşarlar. Will'in tanıştığı bu kişi 105 yıldır yaşayan birisidir ve intihar etmek ister. Ölmeden önce de bütün zamanını Will uyurken koluna aktarır. Bu elde ettiği yüz yıllık zamanla yukarı katmanlara giden Will yukarıdaki katmanların milyonlarca zamanı olduğunu görür oturduğu bir poker masasında bir milyon yıl kazanır. Filmde Will annesinin ölümünden sonra geçen her sahnede ve olayda annesini öldüren sistemle tanışır. Elde ettiği büyük zaman ile tepeden bakma fırsatı bulur ve zaman kıtlığının yalnızca bir grup insanların rahat edebilmesi için öldürülür. Bugün kapitalizmin bizi görünmez pençeyle yerimize sabit kıldığını ve zamanımızın hepsine göz dikerek insanlığımızdan bizi uzaklaştırdığını görüyoruz. 

Bugün yaşama devam edebilmek için zamanımızı satıyoruz. Sattığımız zaman karşılığında kendimize zaman ayırmaya çalışıyor. Oysa daha fazla zaman istedikçe daha fazla zaman veriyoruz ve her gün bu çıkmaz yolla bir tabakayı beslemek zorundayız. Distopya bize içinde yaşadığımız dünyanın aynasını veriyor ve bu paradox bizi ya devrime ya da ölüme zorluyor.

Marksist bir benzetmenin yapıldıgı ,   para yerine zaman kavramının  kullanıldığı  filmimizde,  sömürü de para yerine  zaman üzerinden gerçekleştiriliyor.  Paranın  tek tanrıya  dönüştürüldüğü  bu cağda ihtiyacımız  olan şey aslında  paradan çok  zamandır. Para kazanılır  fakat zaman alınıp  satılmıyor  derken malesef birileri  zamanı da pazara çıkarmış. Sermayedarlar kendilerine  ölümsüzlük  ve sonsuz yaşam  ararken yoksulun saniyelerine  göz  dikebiliyor.

"Saatler bize saatin kac olduğunu  gösterebilir  ama zamanın  ne olduğunu  söyleyemez."

Zaman ve para karşılaştırması bu distopik filmde  Zamana Karşı yarış amansızdır .


https://youtu.be/1nRmYFdvTLk


Deniz Boyraci

Kommentare

Beliebte Posts aus diesem Blog

Auf der Suche nach der eigenen Identität im Schatten der Freundschaft

Literatur im Zeitalter der sozialen Medien: Geschwindigkeit, Konsum und die Suche nach einer neuen Ausdrucksform

Austens eigentliches Anliegen ist nicht die Liebe, sondern das Urteil